DOLANDIRICILIK SUÇUNDA TÜZEL KİŞİLER MAĞDUR OLABİLİR Mİ? TCK m. 157’de suç olarak tanımlanan dolandırıcılık, hileli davranışlarla bir kimsenin aldatılarak, onun ya da başkasının zararına olarak, failin kendisine veya başkasına yarar sağlanmasıdır. Yasa maddenin lafzından da anlaşıldığı üzere bu suçun mağduru ancak fiilin işlendiği sırada hayatta olan bir gerçek kişi olabilir. Diğer bir ifade ile tüzel

İdareye Karşı Açılacak Tazminat Davası

İDAREYE KARŞI AÇILACAK TAZMİNAT DAVASI İdarelerin yapmış olduğu işlem ve eylem ve idare ile yapılan sözleşmeler sebebiyle kişiler üzerinde zarar doğabilmektedir. İdari işlem ve eylemlerden dolayı zarar gören veya hak kaybına uğrayan kişilerin bu durumda idare aleyhine dava açma imkânı bulunmaktadır. Bu dava ile kişinin uğradığı zararın giderilmesi başka ifade ile tazmini istenmektedir.   İdarenin

Çocuğun Tanıklıktan Çekinme Hakkı

Ceza hukuku ve ceza muhakemesi hukukuna göre, ceza yargılaması kapsamında herkes tanık olabilir. Bu tanıma çocuklar da dahil edilmekte olup, altsoy-üstsoya karşı tanıklık, tanıklık çekinme, yemin gibi hususlarda çocuklara ilişkin istisnalar düzenlenmiştir. ALTSOY-ÜSTSOY ARASINDA TANIKLIKTAN ÇEKİNME HAKKI Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 45. Maddesinde tanıklıktan çekinme hakkı olan kişilere yer verilmiştir. CMK m. 45/1-c’de “Şüpheli veya sanığın

Ceza Yargılamasında Çocuğun Tanıklığı

Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 43.maddesi ve devamında tanıklığa ilişkin düzenlemeye yer verilmiştir. Ceza yargılaması bakımından tanığın çağırılması, dinlenmesi, yemini gibi hususlar incelendiğinde ilgili düzenlemelerin çocuklar bakımından farklılık gösterdiği görülmektedir. TANIKLIK YAPAN ÇOCUĞUN YEMİNİ Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 50.maddesinde yemin verilmeyen tanıklar düzenlenmiştir. Buna göre dinlenme sırasında on beş yaşını doldurmamış olan çocukların yeminsiz dinlenmesi gerekmektedir. Aynı maddenin
TOP